Gönderen Konu: Hz. Muhammed(S.A.V.)'in Peygamberliği Öncesi  (Okunma sayısı 5945 defa)

aRSLan

  • Ziyaretçi
Hz. Muhammed(S.A.V.)'in Peygamberliği Öncesi
« : 18 Mayıs 2009, 20:20:35 »
Hz.Muhammed'in kendisine vahiy gelmeden, yani peygamber olmadan önceki dönem, diğer peygamberlerin peygamberliklerinden önceki dönemler gibi, "Câhiliye Dönemi" olarak adlandırılır. Câhiliye kelimesinin sözlük anlamı "câhillik, bilgisizlik"tir. Istılah anlamı ise, Hz.Muhammed'den önce Arap yarımadasındaki puta tapma devrini ifade eder. Genelde kendilerine peygamber gönderilen toplumlar, câhiliye içinde yaşayan toplumlardır. Bu yüzden bu toplumların aydınlanmaları için Yüce Allah peygamberler göndermiştir. Kur'an bu toplumlarla ilgili olarak, Allahtarafından ya da peygamberlerinin ağzından, onların uyarılışlarını değişik ayetlerde dile getirmiştir.Kur'an, toplumların peygamberlerden önceki dönemlerini câhiliye dönemleri olarak göstermektedir ve puta tapan toplumları da "câhil toplumlar" olarak nitelendirmektedir.
Hz.Muhammed'in kavmini bazı ayetler, şu şekilde dile getirmektedir:

"Eğer Biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileri ile konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah'ın dilemesi dışında yine de inanacak değillerdi. Fakat onların çoğu câhildirler."(1)
"De ki: Ey câhiller! Bana, Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?"(2)
"...Allah dileseydi elbette onları hidayet üzerinde toplardı. Sakın câhillerden olma."(3)
"Yoksa onlar câhiliye hükümlerini mi istiyorlar? İyi anlayan bir topluma göre, Allah'tan daha güzel hüküm verecek kim vardır?" (4)

İslâm öncesi dönemde Araplar genellikle kabile ve aşîret esasına dayanan bir yaşam tarzı sergiliyorlardı.

Mekke'de ise, bu yaşam tarzını sürdüren ve Abdümenaf,Teym, Adiy, Esed, Zühre, Mahzum, Sehm, Abdüddâr, Âmir, Hâris, Cumah ve Muharib oğullarının oluşturduğu Kureyş kabilesinden(5) olan Araplar ile, biraz da yabancı kökenli kölelerin ve asillerin koruması altında yaşayanlar bulunmaktaydı.

Kur'an'ın ifadesine göre, İslâm öncesinde de, Mekke güvenli bir kent kılınmış, orada bulunan Beyt (Kâbe) sayesinde Allah tarafından açlıkları giderilip doyurulmuşlar ve güvenleri sağlanmıştır.(6)

Böylece Mekke'deki Kureyş, Arap kabileleri içerisinde kendine has özel bir yer sağlamıştı. Ayrıca Mekke, Arabistan'ın önemli bir ticaret merkezini oluşturduğu gibi, Kâbe'nin orada bulunması sebebiyle aynı zamanda dinî bir merkez durumundaydı. Dahası Kureyş yaz kış ticâretini sürdürmüştür.

Mekke'de dinî hayatta Allah inancı bulunsa da temelini, puta tapıcılık oluşturuyordu; hatta putlara tapınırken bu putların kendilerini Allah'a yaklaştıracağına inanıyorlardı, fakat yeniden dirilişe inanmıyorlardı.Esnâm ve Evsân olarak adlandırılan putlar, genellikle, kırmızı akikten yapılmış Hübel putunda olduğu gibi taştan, madenden ve tahtadan heykel şeklinde olan putlardır; Ensâb olarak adlandırılan putlar ise, özel bir şekli olmayan Lât gibi putlardı.

(1)Kur'an-ı Kerim 6/111
(2)Kur'an-ı Kerim 39/64
(3)Kur'an-ı Kerim 6/35
(4)Kur'an-ı Kerim 5/50
(5)İbn Kesir, el Bidaye ve’n-Nihaye Büyük İslâm Tarihi II
(6)Kur'an-ı Kerim 95/3 - 106/3-4