Gönderen Konu: Muhacirler ile Ensar Arasındaki Kardeşlik  (Okunma sayısı 3166 defa)

aRSLan

  • Ziyaretçi
Muhacirler ile Ensar Arasındaki Kardeşlik
« : 18 Mayıs 2009, 20:21:44 »
Allah rızası için herşeyini bırakıp Medine’ye hicret etmiş bulunan Muhacir müslümanlara, Medineli Müslümanlar muhabbet ve samimiyetle kucaklarını açmışlardı. Ellerinden gelen her türlü yardımı onlardan esirgememişlerdi.Ne var ki Muhacirler Medine’nin havasına, adetlerine ve çalışma şartlarına alışkın değillerdi .Mekke’den gelirken de beraberlerinde hiçbir şey getirmemişlerdi. Bu sebeple Muhacirlerle, Ensarın kaynaştırılmaları gerekiyordu. Nitekim, Medine’ye hicretten 5 ay sonra peygamber Efendimiz Ensar ile Muhaciri bir araya topladı. Kırk beşi Muhacirlerden kırk beşi de Ensar’dan olmak üzere 90 Müslümanı kardeş yaptı. Peygamber Efendimizin kurduğu bu kardeşlik müessesesi, maddi manevi yardımlaşma ve birbirlerine varis olma esasına dayanıyor, bu suretle Muhacirlerin yurtlarından ayrılmalarından dolayı duydukları keder ve üzüntü giderme, onları Medinelilere ısındırma, onlara güç ve destek kazandırma gayesi güdüyordu.

Bu kardeşlik sayesinde, Allah ve Resulunün muhabbetinden başka herşeylerini geride bırakmış bulunan Muhacirlerin iaşe ve iskan meseleleri de hal yoluna girmiş oluyordu. Yine, kurulan bu kardeşlik sayesinde büyük bir içtimai yardımlaşma da temin edilmiş oldu. Muhacirler sıkıntıdan kurtuldu.Ensar ise Muhacir kardeşlerine karşı misafirliğin, cömertliğin, kadirşinaslığın, insanlığın en yüce derecesini göstermekten zevk alıyordu.

Tarih, bir çok göçlere şahit olmuştur. Ama, böylesine manalı, böylesine ulvi bir hicreti, dışarıdan gelenle, yerlileri böylesine birbirlerine can u gönülden sarılma, muhabbetle kaynaşma, samimiyetle kucaklaşmayı o ana kadar görmüş değildi.Bir daha da göremeyecektir. Bu samimi kaynaşmadan muazzam bir kuvvet doğuyordu öylesine bir kuvvet
ki, kısa zamanda bütün Arabistan herşeyiyle onlara boyun eğmek mecburiyetinde kalacaktı.

Ensar’ın, Muhacir kardeşlerine gösterdikleri bu eşsiz samimiyet, misafirperverlik, kadirşinaslık,cömertlik, fedakarlık ve feragatı Cenab-ı Hak indirdiği ayeti kerimesiyle ilan edip bu davranışlarını medhetti:
Daha önce Medine’yi yurt edinmiş ve imanı kalplerinde yerleştirilmiş olanlara gelince: Onlar, kendi yurtlarına hicret eden din kardeşlerini severler, onlara verilen şeyden dolayı gönüllerinde bir kıskançlık duymazlar ve kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile onları kendi nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin ihtiraslarından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendisidir.(Haşr Suresi 9)

İman edip yurtlarından göç eden ve mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda savaşanlar ile onları barındıranlar ve yardıma koşanlar, birbirlerinin dostudurlar. İman edip de hicret etmeyenler hicret edinceye kadar sizin için onlara velayet namına bir şey yoktur. Bununla beraber sizden dine ait bir konuda yardım isterlerse,aranızda antlaşma bulunan bir topluluk aleyhine olmamak şartıyla, onlara yardım etmek de üzerinize borçtur. Allah yaptıklarınızı görüp gözetir.(Enfal suresi,72)