Yedi kat Sema kapılarını çatırdatan dua...!!!!!!
Ashab-ı kiramdan Ebû Muallak (veya Malak) el-Ensarînin (r.a.),
bir hırsızın kendisini öldürmek istemesi üzerine yaptığı dua ve bu duasının kabul olma hikâyesi
***
Asr-ı Saadette ticaretle meşgul olan bir mümin tacir vardı
Bu tacir; ticaretinde helâli-haramı gözetir,
Allah ve Rasûlü için bu ticareti yapar, herkesin hakkına riayet ederdi
Umumiyetle ticaretini Şam ile Medine arasında gerçekleştirir,
çoğunlukla da ticaret kervanları ile hareket etmez, tek başına yolculuk yapmayı severdi.
Bir gün yine alacağını almış, satacağını da satmış ve Şamdan Medineye doğru hareket etmişti
Epeyce yol almıştı ki, baştan aşağı silahlı bir eşkıya ile karşılaştı. Eşkıya bu mümin taciri tehdit etti;
- Mallarını şuraya indir, develerini de şu ağaca bağla! Mümin tacir:
- Mallarım senin olsun, beni bırak gideyim
Eşkıya;
- Bugüne kadar soyup da öldürmediğim kimse yok. Senin de hem mallarını alacağım, hem de canını
- Madem beni öldürmeye kararlısın, senden son bir talebim olsun
- Söyle talebini.
- Ben Müslümanım; abdest alıp, iki rekât namaz kılayım, ondan sonra beni öldür.
Eşkıya izin verir. Tacir önce abdestini alır,
sonra da iki rekât namaz kılar ve ellerini Rabbine açar:
Yâ Vedûd! Yâ Vedûd! Yâ zel-Arşil-Mecîd! Yâ Mübdiü,
Yâ Muıyd! Yâ Feâlün limâ yürîd! Eselüke bi-nûri vechikel-lezî,
melee erkâne Arşike ve eselüke bi-kudretikel-letî kadderte bihaa
halkake ve bi rahmetikel-letî vesiat külle şeyin. Lâ ilâhe illâ ente.
Yâ Muğîsü, eğısnî! Yâ Muğîsü, eğısnî! Yâ Muğîsü, eğısnî! diye iltica eder.
Meali:
Ey Vedûd! Ey Vedûd: Ey sonsuz muhabbete yegâne lâyık olan,
mahlûkatını seven ve onların hayrını isteyen, iyi kullarını çokça seven,
onları rahmet ve rızasına erdiren (Allaâhım)!
Ey Arş-ı Mecîdin (çok yüce, şanlı-şerefli Arşın) sahibi (Rabbim)!
Ey mahlûkâtı ilk başta maddesiz-malzemesiz,
örneksiz-modelsiz olarak yaratan! Ey yaratılmışları yok ettikten sonra,
tekrar yaratıp ilk haline döndüren (Allâhım)!
Ey dilediğini hemen yapan (Rabbim)!
Arşının erkânını dolduran zâtının o nûru hürmetine senden istiyorum
Ve mahlûkatını takdir ettiğin
(ezelde olmasını isteyip yaratıp şereflendirdiğin-meziyetlendirdiğin)
o yüce kudretin hürmetine ve her şeyi çepeçevre kuşatan,
o yüce rahmetin hürmetine senden istiyorum.
Senden başka hiçbir ilah cinsi-nevi yoktur, ancak Sen varsın.
Ey sıkıntıda olan bütün mahûkatının yardımına koşan,
darda kalan kullarına yardım eden (Allâhım), yetiş, bana yardım et!
***
Mümin tacirin duası henüz bitmiştir ki, çok garip bir hadise meydana gelir
Birden beyaz bir at üstünde yeşil elbiseli, elinde harbe olan bir süvari peyda oldu!..
Eşkıya şaşırmış, ne yapacağını bilemez bir durumda idi
Taciri ve malları unuttu, ortaya çıkan bu süvariye saldırdı
Süvari, bir darbe ile eşkıyayı yere düşürdü
Süvari tacire dönerek,
- Öldür bu eşkıyayı dedi. Tacir,
- Ben hayatımda kimseyi öldürmedim, insan öldürmeyi hoş görmem.
Beni bağışla. dedi.
Sonra süvari eşkıyayı bir darbe ile öldürdü.
Tacir sordu:
- Sen kimsin?
- Ben üçüncü kat gökte duran bir meleğim.
[Bazı kaynaklarda, dördüncü tabaka yani 4.
kat sema meleklerindenim diye geçer.]
Bu adamı öldürmeyi Allah Teala bana nasip etti.
Sen namazından sonra ellerini kaldırıp duaya başladığında,
gök kapılarının çalındığını / çatırdadığını duyduk,
öyle şiddetle çalınıyordu ki
Mühim bir hadisenin olduğunu anladık.
İkinci defa dua ettiğinde gök kapıları açıldı.
Üçüncü defa dua ettiğinde, Bu çaresiz bir kişinin duasıdır
diye bir ses duyuldu. Bunun üzerine Allah Tealadan,
seni kurtarma görevini bana vermesini diledim.
Sonra Allah Teala, Cebrail aleyhisselamı görevlendirdi.
Cebrail aleyhisselam;
- Dua eden falan mümini kim kurtaracak, dedi.
Ben talep ettim de görevlendirdiler.
Ey Allah Tealanın mümin kulu! İyi bil ki;
senin yaptığın bu duayı kim yaparsa,
Allah Teala onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder.
Onun duası mutlaka kabul edilir dedi.
**
Bu hadiseden sonra mümin tacir yola koyulur ve Medineye varır.
Soluğu Kâinatın Efendisinin (s.a.v.) huzurunda alır ve başından geçen hadiseyi anlatır.
Taciri dinleyen Rasûlüllah Efendimiz şöyle buyurur:
Muhakkak ki Allah Teala, sana Esmâ-i Hüsnâyı telkin etmiş (ilham edip öğretmiş)
0 isimlerle Allah Tealaya dua edilirse, istenen verilir.
Alıntıdır.