''Oku Emrinin Muhatablarıyız"

Tarih => İslam Tarihi => Konuyu başlatan: mrkydr - 30 Eylül 2010, 15:51:41

Başlık: Evtas Olayı
Gönderen: mrkydr - 30 Eylül 2010, 15:51:41



Hicretin sekizinci yılında Huneyn gazvesinden sonra meydana gelen olay.

Mekke'nin fethinden sonra Nasrogulları kabilesinden Mâlik b. Avf liderliginde Hevâzin ve Sakif kabilelerinden olusan müşrik ordusu müslümanlara savaş açmış ve kadın, çocuk ve esyalarını da ordunun arkasına alarak Huneyn vadisine gelmislerdi. Hz. Peygamber (s.a.s.) de müslüman ordunun hazırlanmasında henüz müslüman olmamış müşrik Savfan b. Umeyye'den ordunun silah ve teçhizatini borç almak şeklinde sağlamış ve Islâm ordusu asilerin üzerine gitmişti. Ancak müslüman askerler çokluklarıyla övünerek tedbirsizce ilerlerken Mâlik b. Avf'in askerleri onları ok yağmuruna tutarak bozguna ugrattılar. Savaş alanında Hz. Peygamber (s.a.s.) ve en yakin ashâbi kalırken, müslüman askerler geri kaçmaya basladılar.

Müslümanlar çokluklarıyla mağrur olmuslardı. Kelede b. Hanbel, "Bugün sihir bozuldu" derken, Seybe b. Osman b. Ebi Talha adlı müsrik de Uhud savaşında öldürülen babasının intikamını almak için Hz. Peygamber (s.a.s.)'e saldırdı; ancak bir mucize eseri eli kolu baglandı kaldı. Daha sonra o şöyle dedi: "Resulullah'i öldürmek istedim, ancak başıma bir hal geldi, hatta kendimden geçtim, onu öldürmeye güç yetiremedim, nihâyet onun korunmuş oldugunu anladım" (Ibn Hisâm, es-Sire, IV, 72-80).

Bu sırada Abbâs b. Abdülmuttalib'in gür sesini duyan müslümanlar tekrar toplandılar ve mevzilerinden çıkan kâfirleri bozguna ugrattilar. Mâlik b. Avf Taif'e kaçarken, bir kısım düşman askeri de çocuk, kadın ve eşyalarıyla Nahle ve Evtas ovalarına çekildiler.

Hz. Peygamber (s.a.s.) esir ve ganimetlerin Cirâne'de bekletilmesini emrederek Mâlik b. Avf'i tâkip etti; onun sığındıgı Tâif'i haram aylardan Zilkâde girinceye kadar kuşattı, sonra Cirâne'ye döndü (Ibn Sa'd, Tabakat, II, 114 vd.; Ibn Hisâm, es-Sîre, IV, 128).

Hz. Peygamber (s.a.s.) Ebû Amir Es'ârî'yi Evtâs'daki asilerin üzerine yolladı. Ebû Âmir savaşırken şehid düşünce yeğeni Ebû Musa el-Es'ari, yerine geçerek âsileri yendi; başlarinda bulunan Düreyd b. Simme'yi öldürdü; esirler ve ganimetlerle Hz. Peygamber'in yanına döndü. Esirler arasinda Hz. Peygamber'in süt kardesi olan Sa'd b. Bekirogullari kabilesinden Seymâ binti Hâris de bulunuyordu. Onu Hz. Peygamber'in huzuruna çıkardılar. Hz. Peygamber, onun süt kardesi oldugunu ve sütannesi Halime'nin yıllar önce öldügünü duyunca, gözleri doldu. Süt kardesine yanında kalabilecegini söyledi; fakat o, kabilesine dönmek istedi. Hz. Peygamber de onu yanına bir köle, iki cariye v.b. hediyelerle kabîlesine geri gönderdi.

Allahu Teâlâ, Kur'an-i Kerîm'de, müslümanların bu savaştaki halini şöyle anlatmaktadiı; "Huneyn gününde de hani çoklugunuz, sizi gurura sevketmişti de, size fayda vermemişti. Yeryüzü, bunca genişligiyle size dar gelmişti. Sonra ardınıza dönüp, kaçmıştınız. Sonra Allah, Resulune ve müslümanların üzerine sükûnet ve huzurunu indirdi" (et-Tevbe, 25/26).

Hz. Peygamber, Taif'ten döndükten sonra Cirâne'de Havâzin kabilesinin heyetini kabul etti. Onlar, müslüman oldular, esir ve ganimetlerini istediler. Hz. Peygamber, kadınlarını verdi, mallarını ise ganimet olarak bıraktı. Bu sırada kadın esirlerden bazıarını ellerinde bulunduran müslümanlardan yeni Islâm'a girmis olan Mekkelilerden Akra b. Habîs, Uyeyne b. Hisn, Abbâs b. Mirdâs, ellerindeki esirleri vermek istemediler. Resulullah, "Onları bırakınız; o esirlerden herbiri için kendisine düşecek ilk ganimetten size alti hisse verilecektir" dedi (H. Ibrahim Hasan, Islâm Tarihi, çev.: Ismail Yigit ve digerleri, Istanbul 1983, I,191). Hz. Peygamber, bu yeni müslümanlara, kalpleri Islâm'a ısınsın diye, ganimetten fazlaca verince, ensâr, bu taksimden kırılmıştı. Bunu belli edince, Hz. Peygamber, onları bütün Arap kabilelerinden daha çok sevdigini söyledi; kendisinin de onlardan oldugunu belirterek, dua etti. Bunun üzerine ensâr, sevinçten agladı. Hz. Peygamber, onlara söyle hitap etmisti:

"Ey ensâr toplulugu, sizden gelen bir söylenti ve nefsinizde hissettiginiz öfke, bana ulaştı Siz müşrikken, Allah (c.c.) sizi benimle hidâyete ulastırmadı mı?.. Birtakim kimseleri Islâm'a kazandırmak, kalplerini Islâm'a ısındiımak için verdiğim biraz dünyalık yüzünden bana kırıdınız. Halbuki ben, sizin dindeki samimiyetinize güvenmiştim. Allah'a yemin ederim ki, eger Hicret olmasaydı, ensârdan bir fert olmayı tercih ederdim..."

Ensâr, "Biz, Allah'in Resulunün bizim payımıza düşmesine râzıyız..." dediler. (Taberî, III, 138-139).


Sait KIZILIRMAK