Son İletiler

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 [8] 9 10
71
Serbest Kürsü / Ynt: SATLIK ELEMĞİM GÖZ NURUM.
« Son İleti Gönderen: Feyza 18 Şubat 2018, 17:24:19 »
72
Serbest Kürsü / Ynt: SATLIK ELEMĞİM GÖZ NURUM.
« Son İleti Gönderen: Feyza 18 Şubat 2018, 17:22:18 »
73
Serbest Kürsü / SATLIK ELEMĞİM GÖZ NURUM.
« Son İleti Gönderen: Feyza 18 Şubat 2018, 17:20:31 »
74
Günün Duası / Ynt: GÜNÜN DUASI
« Son İleti Gönderen: BentSahra 16 Şubat 2018, 23:53:05 »
Peygamber Efendimiz s.a.v Hadisi şerif de Buyuruyor ki;

“GÜNEŞİN DOĞDUĞU EN HAYIRLI GÜN CUMA”

Yükümüz ağır;

Sen kolaylaştır Allah'ım!

Biz bilmiyoruz;

Sen bize öğret Allah'ım!

Biz unutkanız;

Sen bize hatırlat Allah'ım!

Biz noksanız;

Sen bizi tamamla Allah'ım!

“Kullarım eğer isteseydiniz verirdim!” buyurduğun,

Ne kadar Rahmet hazinene ait nimetler var ise;

Sen bize lutfet Allah'ım!

“Kullarım eğer sığınsaydınız korurdum!” buyurduğun,

Ne kadar şer var ise;

Sen bizi muhafaza eyle Allah'ım!

ÂMİN

CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN
75
Günün Şiiri / Ynt: Günün Şiiri
« Son İleti Gönderen: BentSahra 15 Şubat 2018, 23:10:38 »
O bana mektup yazardı, ben ona mektup yazamazdım. Elin kızının evine mektup mu gönderilir, ayıptır. Yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı, ben o gazeteye şiirler yazardım. Herkes şiir diye okurdu ama Mihriban bilirdi ki kendine mektuptur onlar.

- Abdurrahim Karakoç

76
Günün Sözü / Ynt: Günün Sözü
« Son İleti Gönderen: BentSahra 10 Şubat 2018, 00:40:33 »
Şimdiye kadar nasıl yaşadıysan gene öyle

yaşayacaksın sanırsın. Sonra beklenmedik bir

anda biri çıkar gelir.

Etrafındaki kimseye benzemez.

Kendini bu yeni insanın aynasında görmeye

başlarsın.

Var olanı değil sende eksik olanı gösteren

sihirli bir aynadır o. Ve sen bunca zaman

aslında hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığını,

bilmediğin bir şeye hasret çektiğini anlarsın.

Şamar gibi iner hakikat suratına.

Sana içindeki boşluğu gösteren bu kişi bir pir,

üstad, arkadaş,yoldaş, eş ya da bazan bir

çocuk olabilir.

-"Önemli olan seni tamamlayacak ruhu

bulmandır.

Her peygamberin verdiği öğüt aynıdır.

Sana ayna olacak insanı bul...!"
77
Günün Sözü / Ynt: Günün Sözü
« Son İleti Gönderen: BentSahra 09 Şubat 2018, 00:37:17 »
Gönül yorgunluğu bu,
öyle ayaklarını uzatıp dinlenince geçmiyor
78
Günün Sözü / Ynt: Günün Sözü
« Son İleti Gönderen: BentSahra 09 Şubat 2018, 00:31:41 »
Hasretin bir son kullanma tarihi olmalı..

Hayırlı geceler
79
Günün Sözü / Ynt: Günün Sözü
« Son İleti Gönderen: BentSahra 07 Şubat 2018, 23:00:31 »
Farklıydı o beni anlaması için duyması gerekmiyordu.. . Ben bakardım o anlardı ...
80
Günün Hikayesi / Ynt: Günün Hikayesi
« Son İleti Gönderen: BentSahra 30 Ocak 2018, 23:21:28 »
"İNSANLIĞIMA YAKIŞMAZDI!"

Haziran 2012 ortalarına doğru Sabiha Gökçen Hava Alanından Etilere gelmek için sıradaki taksiye bindim. Şoförle konuşmaya başladık. Sanırım şoför de bütün gün konuşma fırsatı bulamamış, canı biraz sohbet etmek istiyordu. Laf lafı açtı, eğitimden söz ettik, ailenin maddi olanakları elvermediği için okuyamadığını söyledi. Sakin biriydi. Otuz yaşlarının başlarında gösteriyordu, ama kendisinin kırk iki yaşında olduğunu söyledi. İki kızı varmış, biri on dört diğeri de sekiz yaşında. Her ikisini de okutmak istiyor; onları yazın dil okuluna gönderecekmiş. “Geçinecek kadar kazanıyorum, çok şükür,” dedi. Araba kendisininmiş, ama plakayı kiralamış.

�Öncesinde Balmumcu’da Dedeman Otel’inin durağında çalışıyormuş, Sabiha Gökçen’e geçeli bir yıl kadar olmuş. Dedeman’da sırada iken bir gece geç vakit bir sarhoş gelmiş. Bu sarhoş kendisinden önce birkaç şoförle konuşmuş hiç biri kabul etmemiş, adam yalvarıyormuş. “Abi zil zurna sarhoşum; cebimde beş kuruş param yok. Farkına varmadan bütün paramı harcamışım. Benim Dudullu çarşısında dükkanım var. Beni oraya bırak, ben daha sonra senin paranı veririm,” diyormuş. Diğer şoförler gülüp adama sırtını çevirmiş. Buna gelmiş, yalvaran bir edayla derdini anlatmış. Baktım adama, diyor, Allah kimseyi o duruma düşürmesin. O halde sokak ortasında kalmış.��Aldım adamı Dudullu’ya gittik. Evini zor bela bulduk. Adamı evine teslim ettim. Bana dedi ki, bana adını söyle, yarın taksi durağına gelip sana paranı vereceğim. Umudum yoktu, adam sarhoş, benim adımı nasıl hatırlayacak; ama adımı söyledim.�Ertesi gün kimse gelmedi. Hiç hayret etmedim ve üzülmedim de. Çünkü ben onu götürürken zaten bir karşılık beklememeye karar vermiştim. Onu sarhoş halde orada sokakta bırakamazdım.�Niçin bırakamazdın, diye sordum.�İnsanlığıma yakışmazdı, dedi.�Ertesi gün geldi; söz verdiği günde gelemediği için özür diledi; mazereti varmış, gelememiş. Paramı ödedi. Fazlasını vermeye kalktı, kabul etmedim.�Neden kabul etmedin, diye sordum.�Yine aynı şeyi söyledi: İnsanlığıma yakışmazdı.�Böyle çaresiz kalıp senden yardım isteyenler oluyor mu, diye sordum.�Sık değil, ama oluyor, dedi.

Peki, sözünü tutup, geri gelip borcunu ödeyen oluyor mu?�Genellikle oluyor. Ben insanlara güveniyorum ve şimdiye kadar güvenimi kaybettirecek bir durumla karşılaşmadım. Tek tük sözünü tutamayan oluyor, ama bu da o insanın çaresizliğinden mi, yoksa güvenilir olmadığın mı, kesin karar vermek mümkün değil. İnsan güvenmezse toplum mahvolur. Ben kötü şeyler yaşamadım, dedi.�Biraz çocukluğunu, ailesini, yetişme şartlarını öğrenmek istedim. Memleket, Niğde, Ulukışla imiş. Altı çocuklu bir ailenin beşinci çocuğuymuş. Babası bu çok küçükken Almanya’ya gitmiş ve dokuz sene aileye tek kuruş göndermemiş. Tüm aileyi anne kendi dirayetiyle evirmiş, çevirmiş, hayvancılık yapmış. Babam Almanya’da bütün parasını kumara, içkiye, karıya kıza vermiş, bitirmiş, Türkiye’ye gelecek parası kalmamış, annem koyunlardan sattı, ona para gönderdi, Türkiye’ye geldi. Ama yine annemin kıymetini bilmedi. Ona çok eziyet etti. Öldü de kurtulduk.
 �
Annen sizi nasıl terbiye etti, ne derdi, nasıl nasihat ederdi, diye sordum. Çünkü bu şoför sıradan bir insan değildi; kendi insanlığını keşfetmiş, kendi gözüne hesap veren bir insan olmuştu.�Annemin bir günden bir gün bize bir tokat atmışlığı yoktur. Yalan söylemeyin, derdi. Yalan söylediğinizi duyarsam çok kırılırım. Annemin bir huyu vardı, onda çok titizdi. Sabah ezanında bütün çocukları uyandırırdı. Sabah ezanını birlikte dinlerdik. O ezandan önce kalkar sabah kahvaltısını hazırlardı. Ezanı dinledikten sonra birlikte kahvaltı yapardık. Kahvaltıdan sonra serbesttik; isteyen geri yatağa gidip yatabilirdi. Ama sabah ezanını beraber dinleyip, beraber kahvaltı yapmamızda ısrarlıydı.
�Annesi sağmış ve sık sık oğlunu ziyarete gelirmiş. Beni eve bırakırken adımı söyledim ve annesine saygılarımı iletmesini rica ettim.�İleteceğim, dedi.
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 [8] 9 10