09 Eylül 2010, 01:30:
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Duyurular:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: kul oluşumuz gerçeği unuttuğumuz gerçek  (Okunma Sayısı 43 defa)
berruhürrem
Üye Bilgileri Aktif Üye
**

Rep +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Üye ID: 3582

Kayit tarihi 08 Temmuz 2010, 10:17:

Nerden:
Mesaj Sayısı: 75


Üyelik Bilgileri
Durumum:

« : 27 Temmuz 2010, 12:34: »

  UNUTTUĞUMUZ GERÇEK
                                                                          
 “Birbirimizi sınıflandırmaya bayılırız”. Anneler, babalar,  işçiler,  patronlar,  çocuklar,  zenginler, fakirler…Hayatın içinde taşımak veya yaşamak zorunda olduğumuz rollere itirazımız yok. İtirazımız bu rollerin birer sindirme aracı olarak kullanılmasına.Babalar ve anneler çocuklarını, patronlar işçilerini, zenginler fakirleri sindirmek için kullanıyorlarsa toplumsal rollerini ..İşte o zaman yanlış giden bir şeyler var demektir.

Bize verilen roller gelip geçicidir. Kalıcı olan ve olmaya devam edecek tek gerçek KUL OLUŞUMUZ. Bu gerçeği unutmak işimize geliyor.
Rabbe KUL olmaktansa toplumun bize verdiği rolü sahiplenmek daha kolay geliyor. Hele de yaşadığımız  rol sinen değil de sindirense…
Sindiren işine gelmediği için sinen ise daha farklı bir şekilde yaşamak daha fazla acı çekmek anlamına geldiği için “ böyle gelmiş böyle gider ”  diyerek devam eder. HAYATINA ..Unuttuğumuz gerçeğe sahip çıkmak risklidir.  En çok hoşlandığımız sınıflandırma ise kadın ve erkekler.Kadın olmak yada erkek olmak karşı kıyıdan bakıldığında hep avantajlı görülmüştür.
    
Erkekler kadın olmanın kadınlar erkek olmanın sevdasındadır.“Kadınlar erkekleri ,erkekler kadınları avantajlı”  görürler baktıkları yerden  Gerçekten de diğer taraf bulunduğumuz taraftan avantajlıdır. Çünkü bize bu şekilde hissetmek öğretilmiştir.İliklerimize kadar işlemiştir.  Karşı kıyıdakinin bizden daha avantajlı olduğu…….

Bize avantajlı olanı “ezmeden sindirmeden bir hayat  yaşamak” öğretilmemiştir. Omuz omuza yaşamak bilgilerimize ters düşer. Bu da bir bakıma tarihimizdeki saltanat  geleneğinin hediyesidir.  Saltanatın hakim olduğu bir geçmişle büyümüş çocuklardan çok daha farklı bir yaşam geliştirmelerini beklemek hayaldir.  Olaylar zincirleme devam edip gider. Devam edip giden hayatımızda kadınlar ve erkekler sınıflandırılmasından kurtulmamız zorlaşır. Kurtulmadıkça da hayatı birbirimize zindan ederiz.

Hz.Hatice ve Hz.Muhammed evliliği sadece tarih bilgisi olarak kalır.Hz.Aişe ve Hz.Muhammed çiftinin yaşadıkları bir örneklikten çok uzaktadır.  HAYATIMIZA ROL MODEL OLARAK GİREMEZLER.Bize sadece onların yaşadığı hayatlar olarak kitapların tozlu sayfalarından bakarlar.Örneğimizin önderimizin diğer eşleri ile olan ilişkilerini tek tek gözden geçirmiyeceğiz.Hz. Muhammed’in  aile hayatını hayatımızda yaşam biçimi olarak yaşamaya başlama niyetine girmeden  bunu yapmanın anlamı yoktur.ZATEN Biz ısrarla hayata kadınlar ve erkekler olarak bakmaya devam edeceğiz.Çünkü biz ahir zaman Müslümanlarıyız.Rabbimize biz ahir zamanda yaşadıkBizden bu kadar diyeceğiz.VELHASIL Hayatı kadınlar ve erkekler olarak bölmekten hiç kazançlı çıkan olmamıştır. Olmayacaktır…Bunu bir anlayabilsek.Hz.Muhammed’in hayatı sadece kul olma açısından gördüğü yaşadığı gerçeğini bir yakalayabilsek.

Eşlerinin de hayata buradan baktığını Hz.Aişenin neden “beni temizleyen Rabbime  hamd olsun” deyişini anlayabilsek.Sanırım sur da bir delik açıp sadece Rabbe kul olma paydasında hayatı yaşamaya başlayacağız.O zamanda kadın,erkek,çocuk,patron,işçi olmanın anlamı sadece hayat içindeki rollerimiz olacak.Ve bu roller bizi mutsuz eden roller olmayacaklar.Tam tersi bizi mutlu eden ve hesabımızı kolay vermemizi sağlayan roller olarak var olacaklar.


münevver bitigen

« Son Düzenleme: 30 Temmuz 2010, 13:55: Gönderen: merakiyidir » Kayıtlı
Gülce
Gülce
Administrator
Üye Bilgileri Üstad
*

Rep +4/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Üye ID: 158

Kayit tarihi 04 Temmuz 2009, 13:18:

Nerden: uzaklardan
Mesaj Sayısı: 672


“sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer”


Üyelik Bilgileri
Durumum:

« Yanıtla #1 : 28 Temmuz 2010, 22:27: »

 webmaster tsk
Kayıtlı



Hangi köşesinde huzur o köşesinde sen
28-Agustos-2010
merakiyidir
Administrator
Üye Bilgileri Üstad
*

Rep +23/-3
Çevrimiçi Çevrimiçi

Üye ID: 160

Kayit tarihi 05 Temmuz 2009, 06:13:

Nerden:
Mesaj Sayısı: 6.254



Üyelik Bilgileri
Durumum:

« Yanıtla #2 : 30 Temmuz 2010, 13:54: »

sevgili münevver hanım ellerinize sağlık..
Kayıtlı

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: